Untitled
med-life
Med-life

Bugün ilk defa oğlumla birlikte Avcılar Metrobüs durağına giden üst geçidin köşesinde durdum. Oğlum uyudu arabada, yüzünde sert plastikten şeffaf bir koruyucu vardı. İki elimde önce Med-life yazısını tuttum insanlar görsün diye, sonra raporları aldım elime. Raporlar kırmızı karton bir dosyanın içindeydi. Birçok rapr vardı gösterebileceğim, insanlar beni yanlış anlasın istemem kesinlikle. Zaten oğlum kan kanseri olduğu için her gün ölecek gibi oluyorum, ama dayanıyorum. Benim güçlü olmam gerekiyor, herkesten çok daha fazla üstelik. Kalabalık ilerliyor, onlarca insan geçiyor gözümün önünden. Karınca sürüleri gibiler adeta, çok azı farkediyor oğlumu. Dua ediyorum Allah’ ıma, duyar beni belki. Milyonlarca dua edilse de her gün, belki benim dualarım aradan sıyrılır diyorum, ve dualarıma devam ediyorum. Bir genç geri geliyor hızlıca önümden geçtikten sonra. Para bırakıyor bebek arabasının kenarına. Yaşlı bir teyze yanaşıyor, o da para uzatıyor bana. Raporlara bakmak istemiyor kimse, görsünler isterdim oysa. Bir doktor gelse, raporlara baksa, bir yanlışlık olduğunu söylese keşke. Allahım sen yardım et. Oğlum iyileşsin diye şimdi ölmeye razıyım gerçekten.

====Allah’ ım çocuğumun iyiliği için topluyorum bu paraları, hasta olmasa da insanlara böyle demek zorunda kaldım. Ne yapayım, herkes köşeyi döndü, ben hep böyle mi kalayım?====