Untitled
hastane

Dişimdeki iltihabı azaltmak, mümkünse bitirmek için gitmiştim florence nightingale e. Antibiyotiği iğne olarak alacaktım ve yumuşak muzip küfürler ediyordum kaderime aslında şanslı olduğumun bilincinde.  Tam o sırada, nefes alamadığını söyleyen bir kadını yanaştırdı 40 lı yaşlarının başındaki bir görevli aşınmaya yüz tutmuş merhamet duygusuyla. Kadın sürekli söyleniyordu, iki yıldır nefes alamadığını söylüyordu sık sık. Uzun süre bakmadım kadına, çünkü ses tonu kaygı verici değildi. Günlük konuşma diline yakındı sanki konuştukları, havaların soğumasıyla hastalanmaktan yakınan birininki gibi. Bir süre sonra kalbinin ön damarlarının tıkalı olduğunu ve acilen ameliyata alınması gerektiğini de sakin ama güçlükle söyleyince acildeki hemşireye, birazdan aramızdaki perdeler çekilinceye kadar yandaki yatağa yöneldi bakışlarım. Çok şişman olmasa da gövdesinin büyük bir kısmı karın bölgesinde toplanmıştı kadının, genç sayılırdı, en çok 35 ti yaşı dikkatle bakınca yüz çizgilerine. İrkildim kadının her ifadesiyle, İstinye Devlet Hastanesi’ nden geldiğini ve buraya yollandığını söyledi kadın. Yanında yöresinde kimsecikleri de yoktu, refakat etmeye fırsat bulamamıştı yakınları durumun aciliyetinden belki de. Daha kötümser bir ihtimalle, ona eşlik edebilecek kimsesi yoktu, kim bilir. Anjiyo için kasıktan iğne yapacağını söyledi hemşire bir yandan perdeleri çekerken yatağın 3 yanını kapatacak şekilde. Kadın külotlu çorap giydiğini söyledi anlayışlı bir cevap bekleyerek.  Sırtüstü uzanmıştı ama vücudunu düz tutamıyordu, rahat değildi, iki büklüm nefes almaya çalışıyordu anlaşılan. O anda kalbindeki sorunun ciddiyetinden çok nefes almaya konsantre olmuştu, tek istediği nefes almaktı o anda. Nefes alsın, gerisi önemli değildi, kalbine ne olursa olsundu, gerekirse kalbinin yerine pompa taksınlardı ama yeter ki nefes alsındı. Bunu hissettim kadına bakarken. Üzerine yüklenen ağırlığı ve hastalığın büyük kısmını peşinen kabul ediyordu, tek isteği daha fazla yük almamaktı üzerine. Azrail orda olsa, belki ömründen 15 sene verirdi pürüzsüz ve periyodik nefesler karşılığında.  Sonra hemşire geldi, iğnemi yaptı ve ben kalbimin bir kısmını orada bırakarak ama oradan çıkmak isteyerek de bir an önce, yapı kredi sigorta kapsamında olduğumu söyledim diğer hemşireye. Çocukken bademcik için aldığım penisilin iğneleri ağrı eşiğimi yükseltmişti, bu yüzden hiçbir şey hissetmedim pamuktaki ispirtonun buharlaşması haricinde.